İftar Vaktinde Yapılan Dualar

İftar Vaktinde Yapılan Dualar

Peygamberimiz (s.a.v.);
إِنَّ لِلصَّائِمِ عِنْدَ فِطْرِه۪ لَدَعْوَةً مَا تُرَدُّ
“Oruçlunun orucunu açarken yapacağı dua reddedilmez.”
(İbn Mâce, Siyâm, 48)
Hadiste, ihlas ile yerine getirilen bir ibadetin sona erme
zamanında, kulun yaptığı duanın kabul edileceği müjdelenmekte
ve dolayısıyla oruç açarken dua edilmesi teşvik
edilmektedir. Sahabeden Abdullah ibn Amr, iftar vaktinde
şöyle dua etmiştir:
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِرَحْمَتِكَ الَّتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ أَنْ تَغْفِرَ لِي
“Allah’ım! Ben Senden her şeyi kuşatan rahmetin sebebiyle
beni bağışlamanı diliyorum.” (İbn Mâce, Siyâm, 48)
c) Cuma Günü ve Gecelerinde Yapılan Dualar
فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ سَاعَةٌ لَا يُوَافِقُهَا مُسْلِمٌ وَهُوَ قَاِئمٌ يُصَلِّي
يَسْأَلُ الٰهّلَ خَيْرًا إِلَّا أَعْطَاهُ
“Cuma gününde bir saat vardır ki Müslüman o saatte namazda
Allah’tan bir hayır isterse, Allah ona istediğini verir”
(Buhârî, De’avât, 61) anlamındaki hadis bunu ifade etmektedir.

Peygamberimiz (s.a.s.), Hz. Ali’ye buyurmuştur ki;
إِذَا كَانَ لَيْلَةُ الْجُمُعَةِ فَإِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تَقُومَ فِي ثُلُثِ اللَّيْلِ الْآخِرِ
فَإِنَّهَا سَاعَةٌ مَشْهُودَةٌ وَالدُّعَاءُ فِيهَا مُسْتَجَابٌ
“Cuma gecesi olduğu zaman gecenin son üçte birinde kalkabilirsen
(kalk ve dua et). Çünkü o vakit, (meleklerin) şahit
olduğu bir zaman dilimidir. Bu vakitte yapılan dua kabul
olur.” (Ebû Davûd, Dua, 115)
Peygamberimiz (s.a.s.);
اِنَّ مِنْ اَفْضَلِ يَوْمِكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
“En faziletli günlerden biri de Cuma günüdür” buyurmuş
ve bu günde kendisine çok salât ü selâm getirilmesini
istemiştir. (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 910)
ç) Arefe Günü Yapılan Dualar
Peygamberimiz (s.a.s.),
خَيْرُ الدُّعَاءِ دُعَاءُ يَوْمِ عَرَفَةَ
“En hayırlı / kabulü şayan olan dua, Arefe günü yapılan
duadır” buyurmuştur. (Tirmizî Dua, 8; Malik, Dua, No: 500)
d) Gece Vakti Yapılan Dualar
Şu hadisler gece vakti yapılan duaların kabul olacağını
ifade etmektedir:
إِنَّ فِي اللَّيْلِ لَسَاعَةً لَا يُوَافِقُهَا رَجُلٌ مُسْلِمٌ يَسْأَلُ الٰهّلَ خَيْرًا مِنْ أَمْرِ
الدُّنْيَا أَوِ الْآخِرَةِ إِلاَّ أَعْطَاهُ إِيَّاهُ وَذٰلِكَ كُلَّ لَيْلَةٍ

“Gecede bir an vardır ki, kişi ona rastlar da dünya ve ahiret
için bir şey dilerse, şüphesiz Allah dileğini yerine getirir. Bu
an, her gecede vardır.” (Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 166)
يَتَنَزَّلُ رَبُّنَا تَبَارَكَ وَتَعَالَى كُلَّ لَيْلَةٍ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا حِينَ يَبْقِى ثُلُثُ
اللَّيْلِ الْآخِرِ يَقُولُ مَنْ يَدْعُونِي فَأَسْتَجِيبُ لَهُ مَنْ يَسْأَلْنِي فَأُعْطِيهِ مَنْ
يَسْتَغْفِرْنِي فَأَغْفِرُ لَهُ
“Yüce Rabbimiz her gece yakın semaya iner, gecenin son
üçte biri kalıncaya kadar kalır ve; ‘Kim bana dua ederse ona
icabet ederim, kim benden bir şey isterse ona isteğini veririm,
kim benden af ve bağış dilerse onu bağışlarım’ der.” (Buhârî,
De’avât, 13; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 919–922)
Bu hadisin başka bir varyantında, bu durumun, gecenin
yarısı veya üçte birinden sabah oluncaya kadar devam
ettiği bildirilmektedir. (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 919, 921)
Yüce Allah’ın gece dünya semasına inmesi mecazî
anlamda olup bu vakitlerde duanın kabul olacağını ifade
eder. Zira Allah, zaman ve mekândan münezzehtir.
مَنْ تَعَارَّ مِنَ اللَّيْلِ فَقَالَ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ الٰهّلُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ
الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَسُبْحَانَ الِّٰهل وَالْحَمْدُ وَلَا إِلٰهَ إِلاَّ
الٰهّلُ وَالٰهّلُ أَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِا لِّٰهل ثُمَّ قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي أَوْ قَالَ ثُمَّ
دَعَا اُسْتُجِيبَ لَهُ فَإِنْ عَزَمَ وَتَوَضَّأَ ثُمَّ صَلَّى قُبِلَتْ صَ تَالُهُ
“Kim gece uyanınca, ‘Allah’tan başka ilâh yoktur, bir tek
O vardır, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na
mahsustur, O’nun her şeye gücü yeter. Allah’ı noksan sıfatlardan
tenzih ederim, her türlü övgü Allah’a mahsustur,
Allah’tan başka ilâh yoktur, Allah en büyüktür, güç ve kuvvet
ancak Allah ile vardır’ der, sonra ‘Rabbim! Beni bağışla’ diye
dua ederse -veya sonra dua eder, buyurdu- duası kabul olur.
Eğer azmedip abdest alıp namaz kılarsa namazı kabul olur.”
(Tirmizî, De’avât, 26)
Peygamberimiz, gece vakti yapılan duanın daha faziletli
olduğunu bildirmiştir:
اَللَّيْلُ الْآٰخِرُ الدُّعَاءُ ف۪يهِ أَفْضَلُ وَأَرْجٰى
“Gecenin sonunda yapılan dua daha faziletlidir ve kabul
edilmesi daha çok umulur.” (Tirmizî, De’avât, 80)
يُنَادِي مُنَادٍ كُلَّ لَيْلَةٍ هَلْ مِنْ دَاعٍ فَيُسْتَجَابُ لَهُ هَلْ مِنْ سَائِلٍ فَيُعْطَى لَهُ
هَلْ مِنْ مُسْتَغْفِرٍ فَيُغْفَرُ لَهُ
“Her gece bir münadi şöyle seslenir? Dua eden yok mu?
Onun duası kabul olur. İsteyen yok mu? İstediği verilir. Af ve
mağfiret dileyen yok mu? Günahı bağışlanır.” (Heysemî, Ed’ıye, 25,
No: 17244)
Akşamdan sabah namazı vaktine kadar gece yapılan
duaların kabul olacağı ile ilgili rivayetler vardır. (Heysemî,
Ed’ıye, 25, No: 17243-17253)
Gecenin yarısında ve üçte ikisinde yapılan dualar daha
çok kabul olur. (Heysemî, Ed’ıye, 25, No: 17252)
Gece yapılan dualar samimiyetle ve gönülden yapıldığı
için icabete mazhar olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir