Ezan Okunduğu ve Kamet Getirildiği Zaman Yapılan Dualar

Ezan Okunduğu ve Kamet Getirildiği Zaman Yapılan
Dualar

اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ فُتِحَتْ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَ اسْتُجِيبَ الدُّعَاءُ
“Namaz için ezan okunduğu zaman sema kapıları açılır
ve yapılan dualar kabul olur.” (Ebû Ya’lâ, Zikir ve Dua, No: 4072)
اِذَا كَانَ عِنْدَ الْاَذَانِ فُتِحَتْ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَاسْتُجِيبَ الدُّعَاءُ وَ اِذَا كَانَ
عِنْدَ الْاِقَامَةِ لاَ تُرَدُّ دَعْوَةٌ
“Ezan okunduğunda, sema kapıları açılır ve dualar kabul
edilir. Kamet getirildiğinde dua reddedilmez.” (İbn Ebî Şeybe, Dua,
17, No: 29239)
f) Ezan İle Kamet Arasında Yapılan Dualar
Peygamberimiz (s.a.s.);
اَلدُّعَاءُ لَا يُرَدُّ بَ الْأَذَانِ وَالْإِقَامَةِ قَالُوا فَمَاذَا نَقُولُ يَا رَسُولَ الِّٰهل؟ قَالُوا
سَلُوا الٰهّلَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآٰخِرَةِ
“Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez” buyurdu.
Bunun üzerine sahabe; “Ey Allah’ın elçisi! Ne dua
edelim?” diye sordular. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Allah’tan
dünya ve ahirette âfiyet / sağlık isteyiniz” buyurdu. (Tirmizî,
De’avât, 129; bk. Ebû Davud, Salât, 35)
g) Namazda, Secde Hâlinde ve Farz Namazların
Akabinde Yapılan Dualar
Peygamberimiz (s.a.s.);
أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّه۪ وَهُوَ سَاجِدٌ فَأَكْثِرُوا الدُّعَاءَ

“Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede bulunduğu
andır. O hâlde secde hâlinde bolca dua ediniz.” buyurmuştur.
(Müslim, Salât, 215; Ebû Davud, Salât, 152)
قِيلَ يَا رَسُولَ الِّٰهل أَيُّ الدُّعَاءِ أَسْمَعُ؟ قَالَ جَوْفَ اللَّيْلِ الْآٰخِرِ وَدُبُرَ
الصَّلَوَاتِ الْمَكْتُوبَاتِ
‘’Hangi dua kabul edilmeye daha yakındır?” diye
sorulan
bir soruya Hz. Peygamber; ‘’Gecenin ikinci yarısında yapılan
dua ile farz namazların ardından yapılan dua’’ diye cevap
vermiştir. (Tirmizî, De’avât, 80)

ğ) Yağmur Yağarken ve Kâbe’yi Görünce Yapılan
Dua

تُفْتَحُ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَ يُسْتَجَابُ الدُّعَاءُ فِي اَرْبَعَةِ مَوَاطِنَ عِنْدَ اِلْتِقَاءِ
الصُّفُوفِ فِي سَبِيلِ الِّٰهل وَ عِنْدَ نُزُولِ الْغَيْثِ وَ عِنْدَ اِقَامَةِ الصَّلاَةِ وَ عِنْدَ
رُؤْيَةِ الْكَعْبَةِ
“Dört yerde sema kapıları açılır ve dualar kabul olur: Allah
yolunda savaşmak üzere saf tutulduğunda, yağmur yağarken,
namaz kılarken ve Kâbe’yi görünce.” (Heysemî, Ed’ıye, 25, No: 17253)
h) Yûnus Peygamberin Duası İle Yapılan Dualar
Peygamberimiz (s.a.s.), Yûnus Peygamberin balığın
karnında yaptığı dua ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
دَعْوَةُ ذِي النُّونِ إِذْ دَعَا وَهُوَ فِي بَطْنِ الْحُوتِ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَا نَكَ
إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ إِنَّهُ لَمْ يَدْعُ بِهَا مُسْلِمٌ فِي شَيْءٍ قَطُّ إِلَّا اسْتَجَابَ
الٰهّلُ لَهُ بِهَا
“Balık sahibi (Yûnus’)un, balığın karnındaki duası;

lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn
(Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan
tenzih ederim, gerçekten ben zalimlerden oldum.) Bu dua ile
dua eden hiçbir müslüman yoktur ki Allah onun isteğini bu
dua sebebiyle kabul etmiş olmasın.” (Hâkim, De’avât, No: 1862–1863)
أَلَا أُخْبِرُكُم بِشَيْءٍ إِذَا نَزَلَ رَجُلًا مِنْكُمْ كَرْبٌ أَوْ بَ ءَالٌ مِنْ بَ يَالَا الدُّنْيَا
دَعَا بِه۪ يُفْرَجُ عَنْهُ فَقِيلَ لَهُ بَلٰى فَقَالَ دُعَاءُ ذِي النُّونِ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ
سُبْحَا نَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
“(Hz. Peygamber, ashabına) ‘Size bir şey haber vereyim
mi? Sizden birine bir sıkıntı veya dünya musibetlerinden bir
musibet isabet ettiği zaman, bu dua ile dua ettiği zaman o sıkıntı
ve imtihan ondan giderilir.’ (demiş) kendisine ‘evet haber
ver’ denilmiş, bunun üzerine; ‘Balık sahibi Yûnus’un; Lâ
ilâhe illâ ente sübhâne innî küntü mine’z-zâlimîn (Allah’ım!
Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim.
Gerçekten ben zalimlerden oldum, şeklinde yaptığı duadır,
buyurmuştur.” (Hâkim, De’avât, No: 1864)
3. Belirli Mekânlarda Yapılan Dualar
Evde, caddede, sokakta, iş yerinde, tarlada kısaca, tuvalet
gibi ibadete elverişli olmayan yerler ile kumarhane ve
meyhane gibi günah işlenen mekânların dışında her yerde
dua edilebilir. Bununla birlikte cami ve Kâbe gibi ibadet
yerlerinde, Arafat ve Müzdelife gibi mübarek mekânlarda
yapılan dualar daha faziletlidir. Meselâ Peygamber Efendimiz;
Medine’deki Mescid-i Nebevî’de kılınan bir rekat
namazın, Mescid-i Haram dışındaki diğer mescitlerde
kılınan bin rekat namaza denk olduğunu (Nesâî, Mesâcid, 4),

Mescid-i Haram’da kılınan namazın ise diğer mescitlerde
kılınan namazlardan yüz bin kat daha fazla sevap olduğunu
(İbn Mâce, Salât, 195) bildirmiştir. Dua da bir ibadet olduğuna
göre Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevî’de yapılan
dualar da daha faziletli ve makbul olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir