YARATILIŞ GAYESİ ÜZERİNE KISA BİR HATIRLATMA

YARATILIŞ GAYESİ ÜZERİNE KISA BİR HATIRLATMA

Allahü Teala kainatı ve tüm varlıkları belli bir düzen içinde yaratmıştır. İnsan hariç tüm varlıklar kendilerine kurulan bu düzen içerisinde hayatlarını yaşarlar ve aynı düzen içerisinde hayatları sonlanır. İnsanın bu düzenin dışına çıkması ve kargaşa oluşturmasının sebebi kendisine imtihan gereği verilen irade özelliğidir.

Diğer varlıklarda bu irade söz konusu değildir bu yüzden yaşam alanlarında karışıklığa bir isyana ve itaatsizliğe rastlanmaz. Buna mukabil insan dışı varlıklarda bir derece, kalite ve bir üstünlük söz konusu değildir. Herhangi bir şeyi kendi iradesi ile yapmadığı için bir mükâfat ya da ceza mevzu bahis olmuyor.

Belli işleri kendi iradesi ile yapan insanda ise durum böyle değildir. İnsan yapmış olduğu amellerin neticesinde Tin suresinde geçtiği üzere en şerefli varlık olabilecekken sefillerin en sefili olabilir hayvanlardan daha aşağı bir seviyeye inebilir. Hayvanları nötr kabul edersek insan eksi sonsuza doğru yuvarlanacaktır. Çünkü hayvanlarda ceza ve mükâfat olmadığı iradede olmadığı için kendilerine verilen görevleri eksiksiz yerine getireceklerdir. Güneş her gün doğacak dünya her zaman dönecek elma ağacı hep elma verirken ateş hep yakacak su ise serinletecektir.

İnsanın yaratılışındaki bu durum insanın neleri yapmasını gerektirir. Allahu Teâlâ zariyat suresi  56. Ayette “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” Buyurarak yapılması gerekenler noktasın da genel bir ifadeyi bayan etmiştir. Allahu Teala “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” diyerek insanın farklı bir görevine işaret etmiştir. Allahın dininin yeryüzünde tatbikçisi olarak yaratılan insan bu meseleyi iyi kavramalı konuya tam iman etmelidir.

Bir musibet bin nasihatten iyidir sözü çok manidardır. İnsan kendisine yöneltilen iyi niyet sözlerini anlamaz belki aleyhine gibi görebilir. Bunu bin defa dahi söylesek olmaz ama o konu ile ilgili başına bir musibet gelse hemen ondan pişman olur olayın özünü anlar ve vazgeçer. Bir işte olayın özünü anlamak esastır. Yaradılışımızın gayesini bize birileri defaatle anlatabilir konu ile ilgili yüzlerce kitap okuya biliriz ama oturup düşünmez ve anlatılanlara ve öğrenilenlere yönelik olumlu eylemler gerçekleştirmezsek konuyu bilmenin hiçbir anlamı olmayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir